Lütfen formu doldunuz...

Çipli Silikon Protezler

Çipli Silikon Protezler

Estetik cerrahi alanındaki teknolojik gelişmeler baş döndürücü bir hıza ulaşmış durumda. Meme büyütme ameliyatları son yıllarda kadınların en çok ilgisini çeken alanlardan birisi. Burada silikon protezler hala güvenilir ve yaygın olarak kullanılıyor. Silikon protezlerin kullanımında bir değişiklik olmamasına rağmen teknolojik olarak protezlerin üretimi çok gelişti.

Son gelinen noktada da bir üretici firma tarafından meme protezlerinin içine adeta bir kimlik kartı olarak çip yerleştirildi. Bu çip sayesinde hastada kullanılmış olan proteze ait detaylı bilgiler bir dedektör ile okunabiliyor. Bu ne işe yarayacak diye merak ediyorsanız şöyle: Protez ameliyatı olan hastaların yıllar sonra memeleriyle ilgili yeni ameliyatlara ihtiyaçları olabiliyor. Protezi büyütme, küçültme ya da dikleştirme gibi ameliyatlar düşünebiliyorlar. Her zaman ilk operasyonu yapan cerraha ulaşmak mümkün olamıyor. Hasta da kendisine verilmesi gereken protezle ilgili kimlik bilgilerini kaybetmiş olabiliyor. Bu durumda ikinci ameliyatı yapacak cerrahın planını kolaylaştıracak olan protezin şekli, hacmi, yüzey yapısı gibi bilgilerin temini mümkün olamıyor. Halbuki çipli implantlar sayesinde tüm bu bilgiler elimizin altında. Böylece ikinci ameliyatın planlaması daha kolay oluyor.

Silikonlarla ilgili tek gelişme bu değil elbette. Silikon meme implantlarının ilk kullanıldığı 1960’lı yıllardan günümüze teknoloji çok gelişti. Hastalar için en yüz güldürücü olan nokta protezlerin sızdırmazlık özelliklerinin artması ve buna bağlı olarak eski yıllarda oluşan komplikasyonların azalması. Yüzey özellikleri geliştikçe artık daha az kapsül kontraktürü riskiyle karşı karşıya kalıyoruz. Silikon jellerin yapısı da giderek gelişti. Koheziv yani yapışkan özelliği olan silokon sayesinde de protez patlasa bile vücuda siklon yayılımı olmuyor. Pek çok patlak protez hastaya bir rahatsızlık vermeksizin rutin mamografik görüntülemeler sırasında tesadüfen tespit ediliyor.

Benim en sevdiğim gelişme ise anatomik yapıda (damla) protezlerin ortaya çıkması ve giderek kullanımının yayılması. Bu protezlerle daha doğal görünümde sonuçlar elde etmek mümkün. Ameliyat olduğu dışarıdan çok belli olmasın isteyen hastalara gayet uygun çözümler sunuyor.  Bu protezler kendi yapılarından ötürü kapsül kontraktürüne de daha az sebebiyet veriyor.

Protezlerin bu kadar gelişip çeşitlenmesi başka sorunlar da getirmedi değil. Hangi hasta için hangi protezi seçmek gerektiği konusunda tartışmalar var. Teknoloji burada da yardıma koşuyor. Hemen hemen tüm protez türlerinin kodlandığı bilgisayar yazılımları yardımıyla hastaların üç boyutlu projeksiyonlarını yapmak, çeşitli ebat protezler ile meme dokusunun alacağı şekli tahmin etmek ve bunu hastaya da göstererek karar vermek mümkün.  Hastaya “size 300 cc anatomik yüksek profilli bir protez koyacağım” dediğinizde bir şey ifade etmez. Ama üç boyutlu projeksiyonla bu protez sonrası yaklaşık sonucu gösterirseniz ameliyat sonrası ne bekleyeceğini bilir. Bu da doktoruna olan güvenini pekiştirir, ameliyat kararı vermesinde yardımcı olur.