Lütfen formu doldunuz...

Nazolabial Dolgu

Nazolabial Dolgu Nedir?

Öncelikle bu nazolabial bölgenin tam olarak neresi olduğunu tarif etmek istiyorum, çünkü böyle tıbbi terimlerde geçen alanlar pek çok kişi tarafından tam olarak bilinmiyor. Bu bölge dudaklarla yanağı ayıran çukura verilen isim aslında. Burun kanadından başlayıp aşağıya doğru devam eder. Yerçekimi etkisiyle yanak dokusunun gevşemesi sonucu nazolabial (NL) oluk giderek derinleşir. Yüzdeki aşağı yönde derin çizgiler yorgun ve deprese bir ifadeye sebep olurlar. Bu da bizim istemediğimiz bir durumdur. Ama öte yandan bilinmesi gereken bir başka konu daha vardır ki yeni doğan bebekte bile nazolabial oluk katlantısı bulunur. Bu bölge gülümseme ile ilgili kasların deriye yapıştığı hattır, dolayısıyla her gülümseyişte burada bir çekinti olması doğaldır. Önemli olan bu oluk giderek derinleştiğinde ortaya çıkan yorgun ifadeyi ortadan kaldırmaktır.

Nazolabial Dolgu Nasıl Yapılır?

Peki bu yorgun ve deprese ifade nasıl tedavi edilecek. Bu işin cerrahi tedavisini bir başka yazı konusu yapalım ve bu yazıda dolgu ile tedaviden bahsedelim. Benim birinci seçenek tercih ettiğim dolgu bölgesi tam da nazolabial oluk denen bu çukurun içidir. Çukura dolgu ile hacim verecek olursanız verdiğiniz hacim ile doğru orantılı olarak oluktaki derinliğin azaldığını görürsünüz. Eğer dolgu maddesini çukura değil de yanağa verecek olursanız o zaman benim beğenmediğim sonuçlar ortaya çıkar. Yanak genişler ve dolar ama çukur olduğu gibi kalır. Bu da istenen etkiyi yaratamaz.  Nazolabial bölgenin doldurulmasında ikinci tercih ettiğim alan seçilmiş bazı hastalarda elmacık kemiklerinin üzeridir. Bu gruptaki hastalar elmacı kemikleri de düzleşmiş, gözaltı çukurları belirgin olan hastalardır. Böylece bir taşla birkaç kuş vurmak mümkündür. Hem elmacık kemikleri dolgunlaşır, hem göz altı çukurlar desteklenir, hem de nazolabial bölge hafif bir lifting etkisiyle yukarı kaldırılır. Bu yöntem aslında benim orta yüz germe ameliyatında da kullandığım yönteme benzer ve çok güzel sonuçlar doğurabilir.

Son olarak kullanılacak dolgu maddesi üzerinde birkaç söz söyleyeyim. Benim tecrübe ettiğim en az reaksiyon gösteren, doku ile en uyumlu olan dolgular hyalüronik asit dolgular. Ortalama 1-1.5 yıl içinde bu dolgular erise de diğer uzun süre kalıcı dolguların neden olabilecekleri alerjik reaksiyonlar ve komplikasyonlar göz önünde tutulduğunda hasta için en uygun alternatifin hyalüronik asit olduğunu düşünüyorum.