Meme Büyütme Ameliyatının Riskleri?
Her cerrahi işlemin olduğu gibi meme büyütme işleminin de öncesinde bilinmesi gereken bazı riskleri vardır. Hastalarımıza bunlardan detaylı olarak bahsetmemiz hatta bu konuda yazılı olarak da bilgilendirme yapmamız bizden beklenir. Ben hastalarıma anlatırken mevcut riskleri iki sınıfa ayırıyorum. Birincisi her ameliyatta karşılaşılabilecek ortak riskler, ikinci olarak da meme büyütme ameliyatının yapısından kaynaklanan riskler.
Her ameliyat olan kişi aslında belli bir riski göze alır. Anestezi günümüzde oldukça güvenli bir tekniğe dönüşmesine rağmen zaman zaman kullanılan ilaçlardan veya yöntemin kendisinden kaynaklanan bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Yine her kesi ve dikiş hattında yara iyileşme problemi, enfeksiyon veya kanama görülebilir. Eğer silikon protezle meme büyütme ameliyatı olmuşsanız vücut protezinizi yabancı madde olarak algılar. Yara sorunu ve enfeksiyon gelişmesi durumunda yabancı maddenin olduğu alanı tedavi etmek zor olacaktır. Bu durumda belki protezinizin geçici bir süreliğine çıkartılması, her şey iyileştikten sonra tekrar konması daha iyi olacaktır.
Bir de protez ameliyatının kendine has özelliklerinden ötürü ortaya çıkan riskler vardır. En sık karşılaşılan durum kapsül kontraktürü dediğimiz durumdur. Silikonun yabancı madde olarak algılandığından söz etmiştik. İşte vücut normal şartlar altında dahi bu yabancı maddeye bir reaksiyon gösterir ve etrafını kapsülle sarar. Buraya kadar her şey normal. Bazı zamanlar bu kapsül dokusunda aşırı bir kalınlaşma ve büzüşme olur. İşte memenin şeklini bozan ve sertleştiren bu durumu biz istemeyiz. Kapsül dokusu hakkındaki bilgilerimiz arttıkça ve silikon üretim teknolojisi geliştikçe giderek daha az oranlarda kapsül kontraktürü görüyoruz ama hala görüyoruz.
En çok merak edilen konu meme protezinin meme kanseri riskini arttırıp arttırmadığı. Bugüne kadar meme protezleriyle meme kanseri arasında bir ilişki ortaya konamadı. Hatta bazı araştırmalarda meme protezleri taktıran kadınlarda daha az meme kanseri görüldüğüne yönelik sonuçlara ulaşıldı. Kaygı duyulan bir konu da protezden ötürü gelişmekte olan meme kanserinin teşhisinde bir zorlukla karşılaşılması. Protez taktırmış bütün kadınlar rutin mamografi kontrollerinde bu durumu görüntülemeyi yapan kişiye bildirirse özel bir çekim yöntemi kullanılır. Ayrıca meme ultrasonu ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle memeye ait saklı kalabilecek bir durum son derece düşük ihtimallidir.