Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara
ONLİNE RANDEVU

Lütfen formu doldunuz...


Yaz Sonrası Kuru Cilt Problemi

Eylül ayında en sık karşılaştığım sorulardan birisi;” Doktor Bey, ben bu yaz kırıştım, ne yapmak gerek?”

Aslında kimse bir yaz mevsiminde birden bire kırışmıyor. Sadece uzun yıllara bağlı ortaya çıkan sonucu daha çarpıcı bir şekilde görüyoruz. Neden mi? Çünkü yazın daha fazla zamanımızı açık havada geçiriyoruz, rüzgar, toz, güneş vs. etkilere cildimiz daha fazla maruz kalıyor. Bunlara bir de denizden gelen tuzu, havuzdan gelen kloru ekleyebilirsiniz. Böylece cilt kış mevsimine göre daha fazla yıpranıyor. Bir de yazın sıcaktan ötürü nemlendirici ve güneşten koruyucu kremler sürmek ihmal ediliyor. Daha fazla desteğe ihtiyaç duyan cilde aslında daha az destek olununca da yaz sonunda “bu yaz kırıştım ben” gibi bir düşünce ortaya çıkıyor.

Yaz sonu, kırıştım ben korkusuyla başvuran hastalarıma ilk önerim ciltlerini düzgün bir şekilde nemlendirmeleri oluyor. Yaşlarına ve cilt tiplerine uygun dermo-kozmetik bir ürünle, ki aslında çoğunun böyle ürünleri var, iyi bir nemlendirme gerekiyor. Burada asıl sorun bu ürünleri düzenli bir şekilde kullanamamak. Düzenli krem kullanma alışkanlığı olmayanlara ve cildi belli oranda kurumuş, yıpranmış olanlara benim en severek uyguladığım bir tedavi yöntemi “nem aşısı” olarak da bilinen hyalüronik asit enjeksiyonları. Bu enjeksiyonları uygularken son derece basit bir mantık yürütüyorum. Hyalüronik asit normalde cildimizde olan bir yapı taşı. Ciltteki görevi su tutmak. Ancak yaşla birlikte cildimizdeki hyalüronik asit miktarı azalıyor. O halde ciltte azalan bu maddeyi ben takviye ediyorum. Böylece cildin su tutma kapasitesi artıyor. Deri daha canlı ve sağlıklı bir görünüme kavuşuyor. Etkiler 1-2 hafta içinde ortaya çıkıyor ve kullanılan ürüne göre 3-10 ay arasında da devam ediyor. Daha uzun etki süreli ürünleri kullanmak hastalar açısından da daha avantajlı, böylece doktorlarına daha seyrek uğramak yeterli oluyor. Tüm bu işlemler kremlerle uyuşturulduktan sonra deri altına küçük iğnelerle yapılıyor. Yeri gelmişken hyalüronik asit hapları ile ilgili de çok soru alıyorum. Bu hapların etkisiyle biraz önce bahsettiğim nem aşısının etkisini karşılaştırmak mümkün değil. Nem aşısı doğrudan enjeksiyonla sorunlu bölgeyi tedavi etsin diye uygulanır. Aldığınız haplar ise kana geçtikten sonra bizim isteğimize göre değil vücudunuzun ihtiyacına göre yönlendirilir.

Bazı kırışıklıklar vardır ki, onlar cildin kuruluğunun yanı sıra mimik hareketlerinden de etkilenirler. Alındaki çizgiler veya gözlerin yan tarafındaki kaz ayağı dediğimiz çizgiler bu türdür. Botulinium toksini uygulamaları bu tür çizgiler için çok yüz güldürücü neticeler verir. Hastaların da gayet yakından bildiği bu uygulama yüzdeki pek çok derin çizginin giderilmesinde önemlidir. Düzenli yaptırıldığı takdirde de ileri yaşlara yönelik koruyucu bir uygulama olabilir. Bu sayede mevcut çizgilerin derinleşmesi engellendiği gibi yeni çizgilerin oluşmasının da önüne geçilmiş olur.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]