Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara
ONLİNE RANDEVU

Lütfen formu doldunuz...


Proteziniz Ne Kadar Büyük Olsun ?

Protez Büyüklüğü

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi seçilecek meme protezinin büyüklüğü meme büyütme ameliyatının püf noktalarından. Daha önce protez büyüklüğüne karar verme aşamasında hastaya ve cerraha yardımcı olan bilgisayar destekli görüntüleme yöntemlerinden bahsetmiştim. Bu hafta yine bu konunun başka bir boyutunu ele almak istiyorum.

Göğüs büyütme estetiği düşünen hastalardan bir kısmı yıllarca küçük göğüslerle dolaşmış, takviyeli sütyenler kullanmış oldukları için büyük göğse sahip olmak için çok arzuludurlar. Aslında hayatlarında ilk defa yaşayacakları bu deneyime hazırlıksızdırlar. Ne kadar ameliyatı planlarsanız planlayın gerçek sonuçlarla karşılaşıp vücut imajınız değişince bir bocalama dönemi yaşayabilirsiniz. Bu hastalar, gözleri bir süre sonra büyümüş göğüslerine alışınca; “acaba biraz daha büyük bir protez mi olsaydı?” diye düşünebilirler. Sanki ne kadar büyük o kadar iyi olacak gibi bir algıları olabilir. Ancak bu algı biz cerrahların çok da istediği bir şey olmayabilir. Göğüs kafesinin kaldırabileceği çaptan daha fazla bir protez koltuk altına doğru taşma yapacaktır. Yine deri kılıfının taşıyacağından büyük bir hacim hem protezin kenarlardan ele gelmesini kolaylaştırır hem de derinin normal yapısına zarar vererek deformasyona ve hatta deri çatlaklarına bile sebep olabilir. Bilinmesi gereken önemli bir nokta da protez hacmi büyüdükçe kapsül kontraktürü diye bilinen ve uzun dönemde protezli memelerde istemediğimiz bir durumla karşılaşma ihtimali de artar.

Bazı kişiler için de yukarıda bahsettiğimin tam tersi durumlar da söz konusu olabilir. Vücut algıları daha eril ve sportif olan kadınlar göğüs kafesleri için ideal oranlarda olan bir büyüklüğü fazla olarak algılayabilirler. Yıllarca küçük göğüs dokusuyla yaşamış, buna uygun giyim tarzı geliştirmiş, imaj oluşturmuş kişilerde kıyafet seçimlerini sütyen ölçülerini değiştirmek kolay adapte olacakları bir süreç olmayabilir.

Yukarıda belirttiğim durumlar tabii ki her hastada ortaya çıkmaz. İyi bir ameliyat öncesi değerlendirme süreci, iyi bir hasta-doktor iletişimi ile pek çok durum hastanın yaşam şekline ve vücut algısına göre düzenlenebilir. Bu da her zaman belirttiğim gibi “hastanın ameliyatı aslında ameliyathanede değil, daha ilk doktor görüşmesinde başlar” sözüme getiriyor.  Protezi siz kullanacak olduğunuza göre son karar size aittir. Cerrah sizi “uygun olmayacak” uç noktalar konusunda uyarmalı ama son kararı birlikte vermelisiniz.

Son olarak konu ile yakından ilgisi olduğunu düşündüğüm birkaç not aktarmama izin verin. Göğüs protezi konusunda toplumların sosyal normları da rol oynuyor.  Yapılan çalışmalarda örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde kullanılan ortalama bir protez hacmi, Avrupa ülkelerinde kullanılan ortalama bir protez hacmine göre 100 cc daha fazla.  Peki ülkemiz bu skalada nerede ? Tam bir istatistiğimiz yok ama kendi tecrübemi aktarabilirim. Yıllar içinde bana başvuran hastaların büyük çoğunluğu abartılı olmayan doğal duran göğüsler istemiştir. Bu anlamda Avrupa’ya daha yakın bir anlayışımız var. Başka doktorlar tarafından yerleştirilmiş ve hastanın “büyük” bulduğu protezleri daha küçükleriyle değiştirdiğim çok durum olmuştur. Tersi durumlarla, yani “küçük” bulunan protezlerin büyükleriyle değiştirilmesiyle de zaman zaman karşılaştığım olur ama bu çok daha nadirdir. Bu bizim toplum olarak daha küçük protezleri tercih ettiğimiz yönünde yorumlanabilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]